Picture
Bu sabah yine kahvaltımı yapmak için kantine gitmiştim. Siparişlerimi alıp masaya geçerken televizyonda bir haber geçiyordu...

filmi burdan geri sarıp 3-4 gün öncesine geçiyoruz...

Bugün 29 Ekim 2010... Cumhuriyetin 87. yıldönümü kutlanıyor. Nedense artık içimde çoşma duygusu yok. Ya yaşlandığımdan ya da başka birşeyden. Kahvaltıyı yaparken televizyonda kutlamaları canlı olarak izliyordum. Yer Ankara ve bir geçit töreni. Tanklar... askerler... marş marşlar... emir yağdıran bir rütbeli... bayramı kutladığını sanan halk... Babama döndüm: "Her yıl aynı törenleri yapıyorlar. Banttan yayınlasalar hiçbir fark olmaz. Tek fark başbakan ya da cumhurbaşkanını daha genç görmüş oluruz." dedim. Anlayacağın saçmaladık işte... Kimileri bugün törenlere gitti, kimileri ise 4 günlük tatili fırsat bilerek (buna ben de dahilim) dinlenmeye gitti. Bugünler artık böyle mi geçecek? Mesela 2-3 hafta sonra Kurban Bayramı olacak ve 9 günlük bir tatil olacak ve yine dinlenmeye gidilecek...

filmi buradan ileri sarıyoruz, çünkü bundan sonrası konumuzla alakalı değil...

Nerde kaldık? Heh... Televizyonda şöyle bir haber: Afrika'da cumhuriyet kutlamaları. Bu anonsu duyduğumda şöyle bir şey düşündüm: Herhalde dış temsilciliklerimizdeki kutlamaları gösterecekler. Haberin videosunu izledim ve ağzım açık kaldı: Tanzanya'da bir Türk okulunda Cumhuriyet Bayramı kutlandı. Kutlanmada şiirler söyledi, halk oyunları oynandı vs. vs. Sadece Tanzanya'da değil, Etiyopya ve Kenya'da da benzer kutlanmalar yapıldı.

Buraya kadar her şey normal mi? Peki;

- Kutlamalar Türk okullarında yapılıyor, ancak öğrencilerin hepsi Türk değil.
- Kutlamalarda Türkçe şarkılar, şiirler okunuyor; Türk halk dansları oynanıyor, ancak oynayanlar Türk değil,
- Afrika kendi bağımsızlığını kutlayamıyorken neden bizim bağımsızlığımızı kutluyor?
- Acaba neden bir bağımsızlık bayramı yaptıklarını biliyorlar mı?
- O kutlamada hiç Türk var mıydı? Evet. O da bir bakanımızdı.

Ne yani kutlamasınlar mı? Ben kutlamasınlar demiyorum. Türk okulları adı altında misyonerlik yapıldığını söylüyorum. Bir millete kendi dilini öğretmeyip onlara kendi görüşünü bir şekilde aşılamaya çalışırsan buna misyonerlik denilir.

Sırf Türkçe gelişsin diye "Türkçe Olimpiyatları" yapılıyor. Peki buralara kimler katılıyor? Yine Türk okulunda okuyanlar... Elin Ukraynalısı "Seninle Bir Dakika" şarkısını söylemesi, bizim Eurovisionlarda İngilizce Şarkılar söylememiz gibi birşey mi? İkisi de farklı...

Sırf kendi görüşlerine saygısızlık yapılıyor diye karşı tarafa "misyoner" damgasını vuranlar biraz da kendilerine baksınlar!

Dipnot: Yanlış bir söz söylediysek af ola...
 


Comments

20/11/2010 4:27am

bence söylediklerinde hiçbir yanlış yok. emperyalistlik, bize yapılınca lanetlemek, biz yapınca alkışlamak asıl yanlış olan şeydir. insan onuruna yakışmayan bir tutumdur.
tebrik ederim

Reply



Leave a Reply